|
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Kayaköy | |||||||||||||||||
Kiliselerin dışında iki ayrı okul binası yerleşimin ortak yapılarından diğer grubu oluşturmaktadır. Kızlar ve erkeklerin ayrı eğitim aldığı Levissi'de Kızlar Okulu Turabi Çeşmesi'nin hemen üzerindeki yükseltide, Erkekler Okulu Yukarı Kilise'nin kuzey-batısındaki tepenin zirvesinde yer almaktadır. Halen Fethiye Müzesi'nde bulunan Kızlar Okulu'nun kitabesinde, yapıyı Lövisidi Kardeşlerin yaptırdığı belirtilmektedir. Sadece ilköğretimin yapıldığı okullarda öğrenim dili Rumca olarak okutulmuştur. Öğrenciler daha yüksek öğrenim için, Rodos, Atina ve İstanbul'a gönderilmişlerdir. Yerleşiminde kullanma suyu evlerin çatısı üzerine yağan yağmur sularının toplandığı sarnıçlardan temin edilmiştir. İçme suyu ise, Levissi'ye Hisarönü Köyü yönünden girişte ve Kızlar Okulunun altında bulunan çeşmelerden alınmıştır. Turabi Çeşmesi, önünden ve yanından geçen yollara revaklı cephe vermektedir. Çeşmenin üzerinde 1919 tarihli yapım kitabesi bulunmaktadır. Levissi'de tanımlanabilen yapılardan diğer grubu yel değirmenleri oluşturmaktadır. Yerleşimin güneyindeki sırtta Batı Şapelin yaklaşık 100 m. batısında bulunan yel değirmeni, denizden gelen rüzgarlara açıktır. Diğer yel değirmeni Kaya Çukurunun güney-batısında Değirmentepe'nin zirvesinde bulunmaktadır. İçten iki katlı olan yuvarlak planlı yel değirmenlerinden günümüze sadece beden duvarları ulaşmıştır. Yukarı Kilisenin kuzey kesimdeki boş alan ve çevresi, kentin ticari alanını oluşturmaktadır. Yapılar bugün tam olarak tanımlanamasa da kullanıldığı dönemde çevrede kahve, kasap, manav, bakkal, kumaşçı gibi dükkanların bulunduğu bilinmektedir. Mübadele ile Levissi ve Fethiye'den Yunanistan'a göçen halkın bir bölümü Atina yakınlarındaki Nea Makri banliyösüne yerleştirilmiştir. Gerek göçü yaşayan Rumlar, gerekse Kaya Köyü'nde kalan Türklerden Levissi'nin canlı günleri hakkında bazı bilgiler toplanmıştır. Bunların bir kısmı Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin yayınları ile tanıtılmıştır. Yerleşimin bütününe bakarak ifade edilemeyen burada aktaracağımız bazı bilgiler, bu yayınlar ve o günleri yaşayanların anlatımlarından derlenmiştir. Buna göre; Türk ve Yunan hükümetleri ile yapılan halkların karşılıklı değişimi anlaşmasına göre Levissi Kentini terk eden Rumlar, 1923 yılında bölümler halinde Fethiye Limanından Yunanistan'a göç etmişlerdir. Yerlerine Batı Trakya'dan getirilerek yerleştirilen daha az sayıdaki göçmen ise, Kayaköy'deki koşulları beğenmeyerek, Anadolu'nun başka yerlerine göçmen olarak yerleştirilmiş akrabalarının yanlarına taşınmışlardır. Levissi'li Rumlar ticaret ve el sanatları ile geçimlerini sağlıyorlardı. Marangoz, bakırcı, kalaycı, demirci gibi zanaatkarlar, Kayaköy'ün dışında mevsimlik olarak başka Türk köylerine çalışmaya giderlerdi. Bayanlar genellikle ev işleri ile ilgilenir, boş zamanlarında dokuma yaparlardı. Çocuklar için ilköğretim mecburi idi. Kızlar ve erkekler ayrı ayrı okullarda Rumca eğitim alırlardı. Daha yüksek eğitim için öğrenci; Rodos, İstanbul veya Atina'ya gitmek zorundaydı. Okulların aksine Türkler ve Rumlar ayni kahvelere gider, birlikte vakit geçirirlerdi. Ancak birbirlerinden kız alıp vermezlerdi. Tüm kötülüklerin anası savaş; Kaya Çukuru'nda dostça yaşayan, iki toplumu birbirinden ayırmış; kentinden, evinden, anılarından koparılan insanlar için pek çok acılar yaşatmıştır. Yerlerine getirilenler için de ayni olgular söz konusudur.
Kayaköy için günümüze kadar pek çok yazılar yazılmış, sempozyumlar, forumlar, konferanslar, toplantılar yapılmıştır. Gayet yerinde iyi niyetli girişimlerle Kayaköy; Türk-Yunan Dostluk Köyü ilan edilmiştir. Günümüz insanına yakışan da budur. Dostluğumuzu biraz daha ileriye taşıyarak Levissi yerleşimindeki metruk yapıları, doğanın insafına terk etmeden daha uzun yaşamlarını sürdürmek için uygulamaya geçmek samimiyetimizi perçinleyecektir. |
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||