|
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Kayaköy | |||||||||||||||||
Levissi yerleşiminde yapılar; belirli planlamadan uzak, arazinin eğimine uygun olarak, ışık ve manzara açısından birbirlerinin önünü kapatmayacak şekilde inşa edilmişlerdir. Yapılarda güneş kaygısından çok, kuzeydeki panoramaya açılma ön plandadır. Yerleşimin bütününde planlama ve zorlamaya gidilmemiş, doğal zemine uygun mekanlar yaratılmıştır. Gereksinimler basit uygulamalarla çözümlenmiştir. Yapılarda yöresel kırma taş ve Yukarı Kilisenin güney yönündeki mağaralardan elde edilen bir tür çimento ile kireçli harç kullanılmıştır. Bazı yapılarda kullanılan düzgün kenarlı büyük hacimli köşe taşları başka yapılardan taşınmış izlenimi vermektedir. Levissi yerleşiminde yapıların büyük çoğunluğunu evler oluşturmaktadır. Arazinin yapısına göre tek veya iki katlı olarak inşa edilen evlerde zemin kat genellikle ahır veya kiler olarak kullanılmıştır. Evlerin büyük çoğunluğu tek ve ikişer odalı mekanlardan oluşmaktadır. Üç odalı evlerin sayısı oldukça azdır. Evlerin girişinde genel olarak yaşam alanları ve sarnıçlar bulunmaktadır. Sarnıçların üzeri aynı zamanda ayrı bir mekan olarak kullanılmıştır. Yamaçlara tırmandıkça aşağılardaki sık ve dar planlı ev dokuları seyrelerek, mekanlarda genişleme ve rahatlama görülür. Evlerin taban ve tavan döşemeleri ile kapı ve pencere doğramaları ahşaptır. Ancak mübadele sonrası terk edilen evlerin ahşap elemanları, yörede oturanlar tarafından sökülerek ya kendi evlerinde kapı ve pencere, ya da yakacak olarak kullanılmıştır. Çatıların tamamına yakını düz ve sıkıştırılmış topraktandır. İç mekanlarda ocak, niş ve kornişlerden izler kalmıştır. Sarnıçlar ve tuvaletler evlerin dışındadır. Evlerde banyo için herhangi bir mekan ayrılmamıştır. Temizlik, ya ahşapla bölünmüş dolap niteliğindeki gusulhanelerde ya da evin iç mekanında leğenlerde yapılmış olmalıdır. Bölgede kaynak sularının yetersizliği nedeniyle sayılarının fazlalığıyla dikkati çeken sarnıçlar, yapıların üzerinde biriken yağmur sularını toplamaktaydı. Yağmur sularını sarnıca taşıyan oluklara ait izler pek çok yapıda izlenmektedir. Evin dışında bazen eve bitişik, bazen bahçenin bir köşesinde yapılan oval planlı tuvaletlerin gideri fosseptikte toplanmaktadır. Bahçeli evlerin bahçe duvarları sınır belirleme niteliğinde olup, hayli alçaktır.
Yoğunluk açısından evlerin dışındaki ikinci yapı grubunu şapeller oluşturmaktadır. Yerleşimin arasına serpiştirilmiş ve güney-batı sırtlara konumlandırılmış dörtgen plan ve semerdam örtüleri ile şapeller kolayca tanımlanabilmektedir.
Yerleşimde ziyaretçiye görsellik sunan yapıların başında kiliseler gelmektedir. Orijinal ismi Taksiyarhis olan Yukarı Kilise, yerleşimin ortasına yakın hakim bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Yüksek duvarlarla çevrili atrium, siyah-beyaz çakıl taşlarının oluşturduğu geometrik desenli mozaik döşeme ile kaplıdır. Bahçe kısmına giriş güney yöndeki kapıdan sağlanır. Genel olarak kırma ve kenarları düzlenmiş taşlarla kireçli harç kullanılarak inşa edilen kilise, dışta kalın pembe bir sıva ile kaplıdır. Kapı ve pencere çerçeveleri mermerle kaplanmıştır. Üç kemerli narteksin bir bölümünün altında içi molozla dolmuş sarnıç bulunmaktadır. Tek nefli yapıya giriş, güney yönde batıya kaymış ve narteksten açılan kapılarla sağlanır. Naosta, ikonastasis duvarı yıkılmıştır. Çatı, apsiste yarım kubbe, naosta haç kollu tonozlarla taşınmaktadır. Narteksin üzeri semerdam örtü sistemine sahiptir. Yerleşimin batı sınırında bulunan orijinal adı Panayia Pirgiotissa olan Aşağı Kilise, günümüze daha iyi korunarak ulaşmıştır. Korunmasında en önemli etken, yapının 1960'lı yıllara kadar camii olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Çevresi yüksek duvarlarla çevrili kilisenin bahçesine doğu yöndeki kapıdan girilir. Bahçenin güney-doğu köşesinde çan kulesi, kuzey-doğuda küçük bir mezarlık bulunmaktadır. Atrium tıpkı Yukarı Kilisede olduğu gibi çakıl taşlarından oluşturulmuş mozaiklerle kaplıdır. Günümüze maalesef tamamı ulaşmamıştır. Bahçe duvarına güney yönden bitişik üç basamaklı oturma sırası, dini törenlerde ziyaretçilerin oturması için yapılmıştır. Avlunun güney-batı köşesinde bulunan odadaki kemikler, ikinci kullanım için açılan mezarlardan toplanarak getirilmiş olup, kutsal günlerde sahiplerinin ruhları için dualar okunmuştur.
Dıştan gri renkli kesme taşlarla tek nefli olarak inşa edilen kilisenin, kapı ve pencere çerçeveleri beyaz mermerle örülerek yapıya bir harmoni kazandırılmıştır. Avlu ve naos zeminin çift renkli mozaik döşemesi bu renk harmonisine katkı sağlamaktadır. Pencerelerin üzerindeki kemerli kör nişlere kabartma haç motifleri oturtulmuştur. Kuzeyden naosa girişteki kapının açıklığında mozaik üzerinde 1888 tarihi okunur. Kapının üzerindeki yazıttan; söz konusu tarihin, yapının geçirdiği esaslı restorasyon tarihini verdiği anlaşılmaktadır. Kilisenin ahşap olan kapısı, Fethiye Müzesi'nde sergilenmektedir. Batı yöndeki çift katlı narteksin ikinci katına çıkış güney yöndeki merdivenlerle sağlanmaktadır. Nartekste ahşap olan ikinci kat döşemesi yakın zamanımızda tahrip olmuştur.
Tek nefli naosta üzeri fresklerle süslü ikonastasis duvarı Levissi yerleşiminden orijinalliği büyük oranda korunabilen eserlerin başında gelmektedir. Camii olarak kullanıldığı dönemde fresklerin üzerine sürülen kireç kaymağı, büyük oranda koruyuculuk yapmıştır. Ancak yakın zamanımızda her şeyi maddeye çevirme ve her şeyi sahiplenme duygularının, her türlü etik ve toplumsal değerlerin önüne geçmesiyle, ikonastasis duvarındaki mimari elemanlar ve fresk levhalarının bazıları çalınmıştır. Levhaların biri özel bir koleksiyonda tespit edilerek geri kazandırılmışsa da, üzerindeki aziz betimlemesi ve boyalar tamamen kazınmıştır. Onun içindir ki yapı, her yönden uyumsuz demir parmaklıklarla kapalıdır. İkonastasis duvarı, Tanrı'nın ana sunağı olan apsisi, cemaatin toplandığı sahından ayırır. Büyük oranda mermer levhalarla kaplı duvarda, simetri ön plandadır. Ortadaki kapının üzerinde boya ile karşılıklı iki melek figürü işlenmiştir. Kapının üzerindeki birinci frizde merkezde atnalı biçimindeki çelenk içerisinde, İsa portresi cepheden, her iki yanda madalyon çelenkler içerisinde, ayrı ayrı 12 aziz betimlemesi bulunmaktadır. Bunun üzerindeki frizde aralarını sütuncukların sınırladığı dörtgen levhalarda; 13 adet Konulu Ortodoks İkonoları işlenmiştir. Bu ikonalarda; Doğum, Kudüs'e Giriş, Göğe Yükseliş, Tebliğ, Son Akşam Yemeği gibi konuları tanımlamak mümkündür. İkonaların üzerindeki biri silmelerle sınırlandırılmış diğeri yarı plastik iki frizde alçak kabartma bitkisel süslemeler bulunmaktadır. İkonastasis duvarında ve iç mekanda koyu sarı ve mavi renkler hakimdir. Yapı narteks ve iç kısımda ayrı ayrı haç tonozlarla örtülüdür. Naostaki haç tonozun orta kesişme noktasında yuvarlak kubbe, ağırlığı yan duvarları destekleyen yarım sütunlar üzerine taşımaktadır.
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||